Bilim & Teknoloji

Teknoloji ile Giden Değerlerimiz

Teknolojiden bahsederken hep getirdiği fayda ve ranttan bahsederiz ya götürdükleri?

Kanaatimizce teknolojinin bizden götürdüğü değerler nerdeyse bize sağladığı fayda/refah kadardır. Teknoloji kelimesi yunanca ‘tekno’ ve ‘logia’ kelimelerinden türetilmiştir ve insanın hayatını kolaylaştırmak için yaptığı ona fayda ve hayatına kalite veren şeydir. İcat edilen bir malzemeden tutunda internet ağına kadar hatta büyük sanayi kuruluşlarının kullandığı makinelerden uzay ekipmanlarına kadar herşey…

 Teknolojiden bahsederken aklımıza daha çok internet, telefon, bilgisayar gelir. Biz şuan içinde bulunduğumuz dönem itibariyle bilişim teknolojisi devrini yaşadığımız için ilk akla gelen bunlardır. Yoksa yukarıdaki tanıma bakarsak para, yazı ve tekerlek birer teknolojik alettir ve dönemleri itibariyle dev bir değişim yaşatmışlardır. Çünkü tamamen takas ekonomisinin hakim olduğu bir dünyaya, her yerde kullanılabilen bir sabit malın gelmesi hiç şüphesiz bir devrimdir. Hakeza tekerleğin icadıyla hayvan taşımacılığından araç taşımacılığına geçilmesiyle hem ticaretin hem de ulaşımın artması, dönemi itibariyle bir devrimdir. Tabi ki bizim yazımızın makale türünde olmaması sebebiyle bu kadar ayrıntıya girmeyeceğiz ve sadece teknolojinin bize çağrıştığı haliyle zararlarından bahsedeceğiz.

Teknolojinin faydası ile zararı arasında ince bir çizgi vardır. Bu çizginin adı ‘yarar çizgisi’ dir. Eğer gerçekten onu icat etmemizin mantığına uyarak kullanırsak hiçbir teknolojik alet bize zarar veremez ve bizim değerlerimizi bizden götüremez. Ama biz maalesef bu yarar çizgisinin hep hep zarar kısmında yer alıyoruz.

Teknolojini bize en büyük zararlarından birisi onun kölesi haline gelmemizdir. Biz neyi icat ettiysek onun kölesi olduk: Parayı icat ettik, para bizi kölesi yaptı; arabayı icat ettik, arabadan vazgeçemiyoruz; kredi kartı icat ettik, kartsız yapamıyoruz; telefonu icat ettik, telefonsuz yapamıyoruz. Hatta birkaç saatlik elektrik kesintisi ile telefonlarımızı kullanamıyoruz ve sonra ‘’Biz telefondan önce ne yapıyorduk?’’ sorusunu soruyoruz birbirimize. İnsanın kendi hayatını kolaylaştırmak için bir şey üretip sonra ürettiği nesnenin bağımlısı olması…

        Teknolojini bir diğer zararı da senlik duygusunu yaratmış olmasıdır. Şöyle ki: Birkaç küçük dokunuşla dünyanın her yerinden her kesimden insanları görebilmek onlarının yediği yemekten giydiği kıyafetten yaşadığı mutluluktan veya çektiği izdıraptan haberdar olmak, onları her platformdan takip ederek onlara gereğinden fazla alaka göstermek, elbette ki insanın o alaka duyduğu insanlara benzemesine, onlar gibi yemesine içmesine, giyinmesine, mutluluk duymasına, onlardan geri kalmama duygusunun ortaya çıkmasına hatta onların bulunduğu ortamda bulunmayı önemsemesine bunun için yarış yapmasına sebep oldu.

Moslow ihtiyaçlar hiyerarşisinden bahsederken ait olma ve kendini gerçekleştirme ihtiyacını pramidin üst basamaklarına koymuştu ama şimdi o değerlerin ilk basamaklara kaydığını rahatlıkla görebiliyoruz.

              Teknoloji bireyleri gerçek hayattan kopardı ve adeta asosyal hayatın bir öznesi haline getirdi. Gerçek hayatta vakit geçirmekten çok sanal hayatta vakit geçirmeye başlamak insanları yalnızlaşma tehlikesi ile de karşı karşıya bıraktı. O yalnızlık içerisinde çocukların oyun ve film karakterlerinden etkilenip o karakterlere bürünmesi ve onları taklit edip bu yalnızlık içerisinde onlarda o karakterlerin palazlanması da bir diğer sonucu tabi. Oysa bireyin daha çocukluk döneminde tarihteki özel insanları tanıyıp onlara alaka göstermesi tabii ki de ilerideki yaşamının onlara benzemesine yol açacak.

              Teknolojinin bize en büyük zararlarından birisi de mahremiyet duygusunu azaltmış olmasıdır. Türk-İslam gelenlerinde mahrem yapıda şekillenmiş aile/eş ilişkisi özellikle sosyal medya ile birlikte tamamen köreldi. İnsanların eşleriyle, çocuklarıyla geçirdiği vakti, konuştuğu diyalogları yaşadığı olayları her an herkesin duyabilmesi bu körelmenin bir örneğidir. İşin en kötü yanı da sanki bizim bu bu şeylere ihtiyacımız varmış gibi saatlerce bu paylaşımlar içinde vakit öldürmemizdir.

              Tabii hep böyle kötü yönlerinden bahsedip teknolojinin hakkını da yememek lazım.. Sağlık sektöründe meydana gelen ilerlemelere hangi birimiz itiraf edebilir? Tıbbi makine ve cihazların insan yaşamı ve yaşam kalitesi üzerindeki faydasını kim göz ardı edebilir? Büyük ulaşım sisteminin gelişmesi ile insanların önceleri günler süren yolculuklarını birkaç saate indirmek, uzak yerlerdeki insanların birkaç dokunuşla birbirlerinin hem sesini duyup hem onları görebilmesi, bütün resmi işlerin internet ağı vasıtasıyla daha kolay halledilmesi, tarımda makineleşme ile taşra üretiminin artması… Daha öncede dediğimiz gibi iş yarar çizgisinde bitiyor..

              Bu konuda bahsedecek daha çok şeyler var aslında. Özellikle bilgisayar/telefon teknolojisiyle küçük yaştaki bireylerin zihinsel ve bedensel gelişim yeteneklerinin azalması bunun sonucu olarak insanlarda düşünce ve hareket tembelliğinin artması, internet aleminden kolayca öğrenilen bilgiler yüzünden yalan yanlış bilgilerinde çok kolay bir şekilde yayılıp bunlara inanmamız… Ama hepsine burada yer veremeyiz tabii..

              İşte bütün bu zararlar toplamda bir şey doğurdu ki o da teknolojik insan veya yapay insan modeli/profili. Özellikle internet/telefon teknolojisi ile bilgisayar oyunlarından tutunda sosyal medyaya kadar hepsi insanı bu profil içine soktu. İşte kaybettiğimiz en büyük değer maalesef bu..

 

Etiketler

ALİM KAYALIK

10 Haziran 1996 tarihinde İstanbul Esenler'de dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi Konya Selçuklu'da tamamladım ve "Konya Turizm Otelcilik Meslek Lisesi" Aşcılık bölümünden mezun oldum. Aynı yıl okul birinciliği kontenjanıyla "İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi" İşletme bölümünü kazandım. 2018 yılında okuldan mezun oldum. Bağımsız eleştiri, deneme ve makale yazıları yazmaktayım. İlgi ve araştırma alanımsa "İnsan Hakları"'dır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı