1. Ana Sayfa
  2. Psikoloji & Kişisel Gelişim
  3. Tasarım Odaklı Düşünme

Tasarım Odaklı Düşünme

Tasarım Odaklı Düşünme

Tasarım odaklı düşünme, merkezine insan ihtiyaçlarını alarak yaratıcılığı on plana çıkaran bir problem çözme metodolojisidir.  Bu kavram ilk olarak 1987 yılında Peter Rowe’nin “Design Thinking” (Tasarım odaklı düşünme) isimli kitabıyla literatürde yerini bulmuştur. Yıllar içinde farklı bilim insanları tarafından metotlar ve kavramlarla zenginleştirilip yavaş yavaş bugünkü formu kazandırılmış olsa da ilk kez IDEO’nun kurucusu David M. Kelley tarafından iş dünyasına kazandırılmıştır.

Tasarım odaklı düşünme süreci 5 aşamadan oluşmaktadır.

  1. Empati

Bu asama, kimin için bir tasarım ortaya koymanız gerekiyorsa onu dinlediğiniz ve gerçek ihtiyaçları anladığınız kısımdır. Her ne kadar bu aşamadaki en basit yöntem bir anket düzenleyip, hedef kitleye dağıtmak olsa da en etkili ve doğru yol, hedef kitle ile bire bir görüşmeler yaparak onları dinlemektir. Ucu acık sorular sorun ve bırakın karşınızdaki size konu ile ilgili düşüncelerini, duygularını, yaşanmışlıklarını, endişelerini anlatsın. O kadar çok kişiyle görüşün ki, günün sonunda kendinizi karşınızdaki kişinin şapkası ile bakabilir ve hissedebilir konuma getirin.

  1. Tanımlama

Empati fazında ortaya çıkan tüm görüş ve düşünceleri sınıflayın ve bunların ışığında ana problemi tanımlamaya çalışın. Bu noktada, görüştüğünüz kişileri kapsayacak hayali bir kişilik tanımlayıp (Persona) bu kişi üzerinden de sorunun kaynağına inin. “Çalışanlarımız neden mutsuz?” diye sormak yerine “Aysel 28 yaşında, 3 yıldır firmamızda çalışıyor ama mutsuz. Neden?” diye sormak, hayali bir soruyu kafanızda somutlaştıracağından daha gerçekçi cevaplar üretmenizi sağlayacaktır.

  1. Fikir üretme

Tanımlama fazı sonunda elde ettiğiniz “gerçek ve odaklanılacak sorun”a bu aşamada yaratıcı çözümler üretilir. Beyin fırtınası yöntemi ile mümkün olduğunca fazla fikir üretilmesi en idaelidir. Yaratıcı ve farklı fikirlerin çıkabilmesi için cesur olmak ve hiç bir fikri yargılamamak gerekir.

Mümkün olduğunca fazla fikir ürettikten sonra aralarından en etkili olan 3-5 fikri seçin ve bu fikirleri çatısı altında toplayacak bir çözüm modeli oluşturun.

  1. Prototip

Inovasyon projelerinin karşılaştığı en büyük sorun, hedef kitle ile ilk faz olan “Empati” evresinde görüşüp, ürün piyasaya çıkana kadar da bir daha görüşmemek ve onlardan geri bildirim almamaktır. Bunun sonucunda da büyük bir zaman ve kaynak yatırılmış pek çok projenin hiç hayata geçemeden başarısızlığa uğradığına şahit oluyoruz. Dolayısıyla bu aşamada kendinize, fikrinizi nasıl başkalarına aktarmak istediğinizi sorun. Cevap, basit bir resim olabilir, reklam videosu olabilir, ya da bu amaçla hizmet veren bir mobil aplikasyonda hazırlanmış basit bir program olabilir. Önemli olan, kafanızda oluşturduğumuz fikri karşınızdakine nasıl aktarabildiğinizdir. Ve unutmayın, prototip gerçek ürün değil, yalnızca gerçek ürünün kabaca hazırlanmış bir taslağıdır.

  1. Test

Son aşamada ise oluşturduğunuz bu prototipi hedef kitlenizdeki insanlara denettirin. İnsanlar prototiple oynayıp fikir üretirken siz gözlemleyin: Nerede sıkıntı yasıyor, nelere şaşırdı, neler onda hayal kırıklığı yaşattı… Burada önemli olan nokta, ilk oluşturulan prototipin nihai ürün olmadığıdır. Geri bildirimler aldıkça prototip değişip geliştirilmeli ve yeniden test edilmelidir. Dolayısıyla bu aşama ve “Prototip” aşamaları birbiriyle ilintili olup sürekli birbiri arasında geçişler olmaktadır.

Ne zaman ki geliştirilmiş olan prototip artık kullanıcılar tarafından olumlu geri bildirimler alır, iste o zaman fikir, hayata geçmeye hazırdır diyebiliriz.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

HABER EKİBİ

İletişim için: iletisim@youngcorners.com

Yorum Yap