İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Her Telden
  3. Olağanüstü Mühendislik Harikasıydılar: İkiz Kuleler

Olağanüstü Mühendislik Harikasıydılar: İkiz Kuleler

Olağanüstü Mühendislik Harikasıydılar: İkiz Kuleler

İkiz kuleler 4 Nisan 1973’te açıldığında dünyanın en yüksek binalarıydı. 11 Eylül’den önce bu kuleler Amerika’nın zenginlik sembolleriydi.

 

Her gün 50 bin çalışan ve 200 bin ziyaretçi bu kulelere giriş çıkış yapıyordu. Kendi posta kodlarını alacak kadar büyük bir ticaret merkeziydiler. Tabi ki bu uzun binaları yapmak hiç kolay olmadı.

 

 

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ekonomik kalkınma büyük ölçüde Amerika’nın Manhattan bölgesinde yoğunlaşmıştı. Finansör David Rockefeller, ekonomik büyümeyi canlandırmak için Manhattan’da yeni bir dünya ticaret merkezi kompleksi önerdi. Resimde görülen binanın yerine ilerleyen yıllarda ikiz kuleler yapılacaktı.

 

 

Amerikalı mimar Minoru Yamasaki ikiz kuleler için yeni planlar hazırlamıştı. İlk olarak kuleleri 80 katlı olarak tasarlamıştı. Daha sonra planını 110 kat olarak güncelledi. Bu kadar kat ise ekspres asansör sistemini kurulmasını gerektirecekti.

[affiliate_news id=”12002″]

 

 

 

 

Kuleleri cam ve metalden oluşan kabinlere benzetenler tasarımı çok eleştirdi eleştirilere rağmen 5 Ağustos 1966’da temelleri atıldı.

 

 

Her biri 34 ton olan çelik taban sütunları zemine yerleştirildi. Bu çelik tabanların kulelerin ağırlıklarını taşımaları için anakayaya yerleştirilmeleri gerekiyordu. Dünya Ticaret Merkezi’nin eskiden üstünde durduğu anakaya yerden 20-25 metre derinlikteydi. Arazinin büyük miktarda kazılması gerekiyordu.

 

 

Etrafından geçen nehrin suların sızmasını engellemek için ticaret merkezinin etrafına sıvı çimentodan duvarlar yapıldı.

İkiz kuleler kadar, gökdelenler de bina yüklerini desteklemek için iç kısım boyunca dağılmış sütunlardan oluşan iskelet kullanmışlardı fakat bu sütunlar zemin alanına zarar veriyordu. İkiz kulelerin zemini ise yer altına gömülen çelik tabanlarla destekleniyordu. Bu durum zemin alanının bozulmasını engellemişti.

 

O zamanlar böyle benzeri görülmemiş bir yapıyı inşa etmek kolay değildi. 1970 yılında inşaatta çalışan işçilerden bir kısmı şantiyeye malzeme taşımayı durdurarak grev başlattı. İnşaata helikopterle malzeme taşıma işi nehre çelik malzemeler düşünce sonlandırıldı. Bir keresinde inşaat araçlarını kullanan bir sürücünün telefon kablolarını
ezmesiyle tüm Manhattan’da telefonlar kesildi.

 

Rüzgarın kulelere olan etkisini ölçmek için insanların da katıldığı bazı testler yapıldı. İnsanlara bu testin bir göz muayenesi olduğu söylendi. Ancak sınavın gerçek amacı binanın rüzgar yüzünden eğilmesinin insanlar üzerindeki etkisini ölçmekti. Çoğu denek baş dönmesi yaşadı ve başka hastalık belirtileri gösterdiler. Amörtisörler çevresel
sütunların arasına girecek şekilde, zemin makasları ise rüzgar etkisiyle oluşan bina sallanmalarını engelleyecek şekilde yeniden dizayn edildi.

 

16 Mart 1970’te bir kamyonun propan tankına çapmasıyla 6 işçi yaralandı. Binaların yapımında toplam 60 işçi hayatını kaybetti. Resimde işçiler dış duvarları monte ediyor.

 

İkiz kuleler tamamlandığında sadece 1 aylığına dünyanın en uzun binaları ünvanını korudular. Mayıs 1973’te inşa edilen Sears Kulesi en yüksek bina ünvanını ele geçirdi. Ama iki kuleler Amerika’nın zenginlik sembolleri haline gelmişlerdi.

 

 

Yorum Yap

Yazar Hakkında

HABER EKİBİ

İletişim için: iletisim@youngcorners.com

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. Harika bir site içerik bakımından zengin. Dolaşmaya çalışıyorum. takipteyim