Kapat

Kuşak Çatışmaları ve İş Hayatı

Anasayfa
Psikoloji & Kişisel Gelişim Kuşak Çatışmaları ve İş Hayatı
Okuma Süresi:3 dakika

Son zamanların iş yerlerinde, okullarında hatta aile toplantılarında bile en çok konuşulan konularından biri; kuşak çatışmaları. Ne güzel ki büyük şirketler bunu yıllar öncesinden farketmiş ve kuşak çatışmalarına yönelik araştırmaların arttırılmasını sağlamıştır. Neden mi?

 

Şirketler her daim çalışma koşullarını mevcutta bulunan çalışanları yada çalışma potansiyeli taşıyan insanlara göre şekillendirmelidir. Böylelikle çalışan kesimin şirkete aidiyet duygusu kazanıp sahiplenmesini sağlayarak verimlilik arttırılmaya çalışılır. Bugün tesadüf değildir ki insanların birçoğu THY’da çalışmak istesin. Yahut dolarla maaş ödemesi yapan P&G’de … Çünkü bu şirketler mevcut toplum yapısını analiz edip çalışanların imkanlarını buna göre oluşturuyorlar. Günümüzde yapılan araştırmalar Türk gençlerinin eskiye nazaran daha çok Dünya’yı tanıma arzusu yaşadığını göstermektedir. Bunun altındaki en önemli sebepler iktisadi refahla açıklanabilir. Ülkemizin geçmişte yaşadığı kriz dönemlerinde gençler iş kaygısı, gelecek kaygısı, geçim sıkıntısı vb. konularda sıkıntılar yaşarken bugün az da olsa bu alanlarda iyileşmeler yaşandı. Bunun sonucu olarak da erasmus yada kendi  imkanlarıyla birçok gencin yurtdışı deneyimi kazanmaya çalıştığını görürsünüz. Bir araba alayım yada bir dairem olsundan ziyade bu davranışlar toplumumuzda oldukça hakim. Hal böyle olunca THY gibi çalışanlarına çok uygun uçak biletleri sunan firmalar bugün oldukça gençler tarafından rağbet görüyor.

THY sadece bir örnekti ABD’deki birçok firma şuan da iş hayatında bulunan Y kuşağının adaptasyonu doğrultusunda giyim-kuşam kurallarında serbestlik getirmiştir. Bu iyi midir yoksa kötü müdür? burasını zaman ve ortaya çıkan veriler gösterecektir. Ama şahsi kanaatim takım elbise giymenin farkedilmeyi kolaylaştıracağı yönündedir. Sadece giyim de değil X kuşağında iş yerine aidiyet duygusu ve itaat oldukça üst seviyedeyken Y ve hele ki Z kuşağında hemen hemen en alt seviyededir. Mesai saatlerine riayet etme X kuşağında son derece önemliyken Y kuşağında çok da önemli olmayabiliyor. Hatta üniversitede halen eğitim gören gençlerde şu görüş hakim “mesaiye ne gerek var ki, önemli olan iş yapmak; ben bir işi 3-4 saatte halledebiliyorsam akşam 17.00’ye kadar neden bekleyeyim?” buna derslerde yada dışarıdaki konuşmalarda da sık sık denk gelebilirsiniz. Bu yüzden ki bugün çalışanlarına rahat imkanlar sunan şirketler  için insanlar sıraya girebiliyor.

Tabi bu düşünceler gelecek ve sürdürebilirlik için doğru mu? Gençler bu düşüncelerinden vazgeçsin diye eğitimler verilmeli mi yoksa imkanlar ona göre mi dizayn edilmeli? Giyim kuşamda eskiyi mi örnek almalı yoksa slash giyim mi gelmeli? Tüm bunların cevabını zaman gösterecektir ama “insanlar giyimiyle ağırlanır, konuştuğuyla uğurlanır” ne de olsa.

Konunun anlaşılması için Robert De Niro ve  Anne Hathaway’in başrolde olduğu The İNTERN filmini öneririm.

 

 

Melih KÖSEOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir