Kapat

KREDİ DERECELENDİRME NEDİR?, NASIL YAPILIR?

Anasayfa Ekonomi KREDİ DERECELENDİRME NEDİR?, NASIL YAPILIR?

Günümüzde Devletler, büyüme süreçlerini daha rahat bir şekilde finanse edebilmek için yabancı yatırımları doğrudan finansal sermaye olarak ülkelerine getirme çabasındadırlar. Yabancı sermayenin de, başka bir ülkede yatırım yapabilmesi için o ülkeye yönelik güven arayışının karşılanması gerekir. İşte bu güven ilişkisinin kurulabilmesi için, ülke ekonomilerinin borçlarını geri ödeyebilme kapasitelerine ilişkin yatırımcıların bilgi edinebileceği küresel göstergelere ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle, “kredi derecelendirme” kavramı önem kazanmaktadır.

Ülkelerin kredi derecelendirmesi , kısaca bir ülkedeki yatırım ortamının risk seviyesini ifade eder;Yani derecelendirmesi yapılacak olan ülkenin ekonomik ve siyasi performansının geçmişine ve mevcut durumuna bakılarak yapılan analizleri ifade ediyor.Ve bu derecelendirmeden çıkan analizler yabancı ülkelerde yatırım yapacak yatırımcılar tarafından kullanılır. Tabi bu derecelendirmeler , kredi derecelendirme kuruluşları tarafından yapılır. Derecelendirmeler hesaplanırken değerlendirmeyi yapan kuruluşa göre değişen yöntemler kullanılır. Uluslararası kredi derecelendirme kurul8uşları bir ülkenin kredi notunu belirlerken bazı kriterleri kullanırlar. Bu kriterler içerisinde, ülke ekonomisinin esnekliği, büyüme potansiyeli ve ekonomik istikrarı, ülke liderlerinin durumu, dış politika gelişmeleri, siyasi gündemdeki riskler, Merkez Bankası’nın bağımsızlık derecesi gibi değerlendirmeler de yer alır.Ancak, genel olarak kredi derecelendirmesi yapılırken derecelendirmesi yapılacak olan ülkenin ; cari varlık ,cari borçlar ve mali geçmiş özellikle incelenir. Derecelendirme analizlerinin bir parçası olarak, güncel ve geçmişten gelen bilgiler yardımıyla gelecekteki öngörülebilir olayların muhtemel etkileri değerlendirilir. Bu kredi derecelendirmelerinin amacı yatırımcıya bir ülke hakkında ileriye yönelik bilgi vermektir. Yani bir ülke ekonomisi hakkında verilen kredi notu, o ekonominin uzun dönemdeki güvenilirliğini ve durumunu belirtmek için kullanılır.Tabi ayrıca belitmek lazım ki  aslında ülkeler ya da şirketler için dayatıcı bir zorunluluk yok. Ama ülkeler ve şirketler, uluslararası finans sisteminde yabancı yatırımlarla/yabancı sermaye ile ilişki kurabilmek için kredi derecelendirme yoluna gitme gereksinimi duyuyorlar. Bu noktada ülkeleri kredi derecelendirme kuruluşlarının müşterileri olarak değerlendirmek doğru bir yaklaşım. Fakat bazı ülkeler bu kuruluşlarla anlaşmaları olmamasına rağmen not değerlendirmesine tabi olabiliyorlar. Bunu isteyenler ise küresel çapta yatırım yapan şirketler. Şirketler ve/veya ülkeler kendi istekleriyle kredi derecelendirme kuruluşlarıyla bir değerlendirme anlaşması yapıyorlar. Kısacası kredi derecelendirmesi, bir ülkenin kredibilitesine dair bilgi sunuyor ve uluslararası yatırımcıya yol gösteriyor. Derecelendirme kuruluşlarının ileriye dönük görüşleri, bir ülkede uzun veya kısa vadeli yatırım ve iş kararları vermekte olan yatırımcıları yönlendiriyor.

Kuruluşların derecelendirmelerde kredi riskinin ifade edilmesi genelde harfler yardımıyla ifade edilir.Örneğin AAA’dan D’ye kadar şeklinde.Bu kuruluşlar, görüşlerinin daha kolay anlaşılabilmesi için harflendirme sistemi ile kredi notu verirler.. . Kredi derecelendirme kuruluşları, bir ülke ekonomisi için kredi notu verdikten sonra periyodik olarak düzenledikleri raporlarla ülke ekonomisi hakkında görüşlerini açıklarlar. Bu raporlarda ülkenin kısa dönem makroekonomik durumuna ilişkin görünümler ilan ederler. Görünümler, 1-2 yıl içerisinde kredi notunun olası değişme yönünü belirtir. Bu görünümler, “durağan”, “pozitif”, “negatif” veya “gelişen” şeklinde olabilir ve notun yanına parantez içinde yazılır. Bir ülkeye yatırım yapılabilmesi için kredi notunun en az BBB-/Baa3 (yatırım yapılabilir seviyesi) olması gerekiyor.

Günümüzde pek çok sayıda kredi derecelendirme kuruluşu var fakat Uluslararası sistemde en etkili üç kuruluş olan Moody’s, Standard & Poor’s ve Fitch Ratings piyasaya hakim kuruluşlardır. Standard & Poor’s ve Moody’s kredi derecelendirme sisteminin kurucu firmaları olarak biliniyor.Bu iki firmanın da merkezi New York’ta Bu iki kuruluşa göre nispeten daha yakın zamanda kurulan Fitch Ratings’in New York ve Londra’da olmak üzere iki merkezi var.

Dünya genelinde kredi değerlendirmesinin bu üç şirketin oligopolünde olması finans sektöründe sert eleştirileri de beraberinde getiriyor. Bazı ekonomistlere göre, bu üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu piyasaları ve ülkeleri olumlu ya da olumsuz etkileyebilme gücüne sahip. Buna rağmen bu kuruluşların sahip oldukları güç yeterli bir şekilde denetlenemiyor ve çoğu zaman sorumlu tutulamıyorlar.

2017 Türkiye’nin Kredi Notuna İlişkin Haberler

 

  • Fitch RatingsTürkiye‘nin kredi notunu “BBB-“den “BB+” seviyesine düşürdü, not görünümünü “durağan”da tuttu. Fitch Ratings’den yapılan açıklamada, siyaset ve güvenlik konusunda yaşanan gelişmelerin Türkiye’de ekonomik performansı olumsuz etkilediği belirtildi.(Kaynak:NTV HABER)(27 Ocak 2017)

 

  • Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notu görünümünü “durağan”dan “negatif”e indirdi, Ba1 olan kredi notunda ise değişiklik yapmadı.Moody’s, geçtiğimiz Eylül ayında Türkiye’nin kredi notunu bir kademe düşürerek yatırım yapılabilir seviyesinin altına indirmişti.(Kaynak:BBC)(18 MART 2017)

 

 

  • Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, beklentilerin üzerindeki 2016 son çeyrek büyüme verilerinin ardından 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin büyüme tahminlerini yukarı revize etti ancak yaşanan ekonomik toparlanmanın yapısal reformlar olmadan sürdürülebilir olmadığını belirtti. Moody’s büyüme tahminlerini 2017 için yüzde 2.2’den yüzde 2.6’ya, 2018 yılı için yüzde 2.7’den yüzde 2.9’a yukarı revize etti. Kuruluş revizyonu beklentilerin üzerinde açıklanan büyüme verilerinin ardından gerçekleştirdiğini belirtti.(Kaynak:Hürriyet)(10NİSAN 2017)

 

 

Yorumla!