Kapat

K-PAX Filminden İnce Bir Ayrıntı

Anasayfa Dizi&Film K-PAX Filminden İnce Bir Ayrıntı

Merhaba, değerli youngcorners.com okuyucuları.
Bugün sizlere 2001 yapımı, bir film olan k-pax’ten bahsedeceğim.

 

Film eski bir yapım olmasına rağmen, etkileyiciliği ve bazı mesajları hala aklımda kalmış bulunmakta (ortaokul döneminde izlemiş olmama rağmen).

Başrollerini Kevin Spacey ve Jeff Bridges oynadığı film; akıl hastanesinde yatan adamın başka gezegenden geldiğini iddaa etmesini ve etrafındakilerin ise ona inanıp inanmamakta ki tereddütlerini konu alıyor. Filmde akıl hastası rolünü Kevin abimiz oynuyor.

Gelgelelim filmin benim için en can alıcı repliğine: “Sabun köpüğü yuvarlaktır;çünkü o enerjisi en yetkin olan biçimdir.Bu nedenle, gezegeninizde size benziyorum. K-Pax’de bir K-Paxliye benzerim.” Böyle diyordu K-pax’li abimiz Kevin.

Söylenen bu söz basit bir söz müydü? Yoksa altında farklı anlamlar mı yatıyordu?

Gerçekten dünyamıza baktığımızda, yaratılan her şeyin iktisadi olduğunu görürüz.

İktisat: Sınırsız insan gereksinimlerinin karşılanmasında sınırlı kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalıdır.

Evrenin kendi çözümüde iktisadi yollar içeriyor,enerji en kolay yere varıyordu.

İnsan saç telinden 20.000 kat ince sabun köpüğü gibi insanında iktisadi olması; arkada gözümüzün olmaması, iki el iki kolun yaşamı için yeterli olması,diğer canlıların da yaşamına uygun donanması ne eksik ne fazla,gök cisimlerinin iktisadi şekil olan küre şeklinde olması vb. bir sürü örneklerden çıkarılacağı gibi doğa; iktisadi bir oluşumdur.

Bal üretmek için kutsal bir çalışma sergileyen arılara ne kadar az saygı duyar insanoğlu.

Oysa ki bir arı günde 1.500 kadar çiçeği ziyaret eder ve kendi ağırlığının yarısı kadar nektar toplayarak midesini veya “bal kesesini” doldurur.

500 gr. bal için 900 arının 1 gün çalışması gerekir. 450 gr bal, 17 bin arının 10 milyon çiçek dolaşmasıyla birikir.

Bir arının bal toplamak için ömründe 800 kilometrelik uçuş yaptığı hesaplanmıştır. Bir arı, hayatı boyunca bir çay kaşığının sadece on ikide biri kadar bal toplayarak peteğe katkıda bulunur.

Benim topladığım baldan ne olacakmış ümitsizliğine düşmeden, programlanmış olduğu görevine bir ömrünü vererek çalışmak… Bu bilgi arılara saygınlığımızı artırdıysa ne güzel.Esas konumuz iktisad içeren matematik çalışmasını peteklerde görmek mümkün. Peteklerde altıgen olduğunu görürüz.Nedeni ise daire, beşgen, sekizgen gibi şekillerde muhakkak boşluk kalacak olmasıdır. O zaman boşluk kalmayacak şekillerden eş kenarlı üçgen,kare veya altıgenden biri olması gerekiyordu.Kare ve üçgende ise, aynı hacmi doldurmak için gereken duvar çevresi daha fazla olacağından en az malzeme ile bir alanı optimum şekilde bölmek için altıgen en ideal olan şekil tipidir.İktisadi yaklaşımın en güzel örneklerinden biri işte.

Yazdıklarımızı toparlayacak olursak doğa iktisadi oluşumdur. İlk mucitler genellikle doğayı taklit etmiştir.Eğer ki başka gezegende hayat varsa o gezegen bizim gezegene, başka akıllı canlı varsa da bize benzemelidir. Çünkü sabun köpüğünün küre olması gibi en ideal şartlar, bu şekildedir.

Yorumla!