1. Ana Sayfa
  2. Ekonomi
  3. İstihdamın Özel Teorisi

İstihdamın Özel Teorisi

İstihdamın Özel Teorisi

Bu yazıdaki temel amaç genel nitelikteki istihdam kavramının içinde özel nitelikli bazı dinamiklerin irdelenmesidir.

İstihdam miktarını artırmak amaç olmamalıdır. Mevcut durumu iyileştirmeden istihdam hacminin genişlemesi ne kadar yararlı olur tartışılır. İş gücü potansiyelini iyileştirmek yani çalışanların refah seviyesini artırmak amaç olmalıdır. Bu da iki şekilde mümkündür. Ya ücretleri artırırsın ya da boş vakitleri. Reel veya parasal ücretlerin artması istihdamı iyileştirmez. Yani çok fazla refah üzerinde etki yaratmaz kanısındayım. Bu konuyu iki hususla daha net anlatacağız. Bunlardan birincisi, enflasyon-vergi-zam; ikincisi ise, kısır döngüdür.

Bilindiği gibi paranın nominal değeri artarsa enflasyon meydana gelir. Ayrıca kurların her an yükselme tehlikesi içinde olması da paranın aynı satın alma gücünde kalmasına veya daha da değersizleşmesine sebep olur. Ayrıca gelirlerin artırılmasından sonra yapılan zam ve vergi politikaları ( maliye politikaları ) sebebiyle para yine değersizleşmektedir. Dolayısıyla elimize fazla paranın geçmesi bu değişkenler sebebiyle bizim çok yararımıza şeyler olamayabilir. Kısır döngüye gelecek olursak. Halk arasında kabul gören görüş vardır. ‘’ Ne kadar kazanırsan o kadar harcarsın’’  ‘’Gelirin kadar giderin olur.’’ gibi. Gelir arttıkça harcama miktarı da artar, bu da refah seviyesini yükseltir. O refah seviyesinin koşullarını sağlamak için insanlar daha fazla harcamak isteyecek ve bu kazandıkları para da bir yerden sonra yetmeyecektir. Yani insanların sosyal konumu arttıkça ona göre giderleri de artacaktır. Bazı kesimler milletvekillerinin maaşının fazla olduğunu düşünürken bazı kesimler ise az bulur. O insanların sosyal çevresinin fazla olması ve her platformda da bulunması gerektiğinden giderlerinin fazla olduğunu söylerler. Dolayısıyla a konumunda birisi b kadar harcama yapıyor geliri arttığı için a+1 konumuna geldi ama o konumun gerekleri içinde artık b+1 kadar harcama yapması gerekiyor. İşte küçük bir modellemeyle biraz daha anlaşılır konuma getirdik.

Felsefe ve bazı çeşitli bilimlerin geliştiği antik yunanda insanların boş vakti fazlalığı sayesinde refahı artmış ve bu alanlarda ilerlemişlerdir. Dolayısıyla tatil vakit birimlerinin artırılması insanın daha fazla dinlenmesi daha fazla sakinliği ve huzuru getirebilir. Bu da refahı bu şekilde artırır. Yani bu ister mesai saatlerinin biraz daha azaltılması şeklinde olur isterse de düşük ve orta gelirli iş gücünün hafta sonu tatillerinin iki güne çıkarılmasıyla olur. Bu şekilde bir politika ile ülkedeki uzun dönemli Toplam çıktı seviyesinin de artacağını düşünebiliriz. Çünkü insanlar ne kadar dinlenirse o kadar mutlu olur ve o kadar işini severek yapar. Bu da hem üretimin çıktı miktarında ve kalitesinde artış meydana getirecektir..

 

 

Yorum Yap

Yorum Yap