İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim & Teknoloji
  3. Hayat Kodlardan Mı İbaret?

Hayat Kodlardan Mı İbaret?

Hayat Kodlardan Mı İbaret?

Bugün çok ilginç bir haberle karşılaştım, youtube’da gezinirken. Habere göre Çin’li bilim adamları, bir bebeğin doğmadan önce daha anne karnındayken genetik kodları üzerinde oynama gerçekleştirmiş. Tabii kide bu ailenin isteği üzerine yapılmış.

Durun, hemen “bir anne-baba daha minnacık bir bebeğinin genetiğiyle oynanmasına nasıl izin verir?” ya da “bu Çinliler köpek bile yiyen insanlar, bunlardan her şey beklenir.” diye tepki göstermeyin. Çünkü meselenin daha detayları var.

Hepimiz biliyoruz ki gelişen teknolojiyle birlikte insanlığın ve evrenin şifreleri anlaşılmaya, çözülmeye ,geçmişteki gibi bugünde büyük bir ilgiyle, devam ediyor. Geçmiş yıllarda doğru bildiklerimiz yanlış olmaya bazen de yanlış bildiklerimiz doğrulanmaya başlıyor ama bunların içinden bizleri en çok etkileyen evrendeki her şeyin belirli bir düzende bir gizem üzerine kurulmasıdır.

Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti “oku”dur. Tüm evrenin yegane sahibi gönderdiği ilk ayette insanlığa “oku” demiştir. Ne yazık ki bazı kesimler bunu düzgün temsil edemediği için yanlış anlaşılmalar olsa da “oku”  emri sadece kitap okumak manasına gelen fiil olarak değil; kainatı, insanlığı anlamaya çalış. Bak ama boş bakma arkasındakini gör manasındadır. Bu yönüyle bakınca bu toprakların insanı olarak bizlerinde bilimsel çalışmalara açık olmamız gerekmektedir. Bunun en güzel örnekleri Harezmi, Farabi, Biruni, İbni Sina, Ali Kuşcu, Uluğ beyler ve ismini saymadığımız niceleri diyebiliriz. Meseleyi daha fazla dağıtmadan mesajı verelim “bilim bizim mayamızda var her ne kadar günümüzde yansıtılmasa da buna dönüş gerçekleşmelidir.”

Çin’deki bu aile de çocuklarının ileride AIDS gibi virüslere maruz kalmasını engellemek maksadıyla bilim insanlarının embriyonun kodlarıyla oynamasına izin vererek, varsayıma göre çocuğun hayatı boyunca AIDS’e yakalanmayacağını garanti ettiler. Olaya bu yönüyle bakınca insan derinlere dalıp gidiyor.

İnsanlık birçok şeyi doğadaki örneklerden yola çıkarak icat etmiştir. Örneğin pet şişelerin ucunun dar olması, biberonun üretilmesi bir bebeğin emme fonksiyonundan esinlenerek yapılmıştır. 2000’li yıllarda üst seeviyelere çıkan kodlamada insanoğlunun fıtratında aslında vardır. Hepimiz anne ve babamızın bizlere aktardığı 23’er kromozomun toplamı 46 kromozom sonucunda dünyaya geldik. Ve bu kromozomların bünyesinde bizim göz renklerimizin, saçımızın, boyumuzun ve yapımızın kodları mevcut. Öyle ki bilim insanları daha da ileri giderek bunun ileride yaşayacağımız hastalıklara elverişli olan olmayan yönlerinin de olduğunu dile getiriyorlar. Fareler üzerinde yapılan deneylerde genetik kodlarla oynayarak kaslı ve güçlü fareler elde edebiliyorlar. Tıpkı Çin’li bebeğe yaptıkları gibi…

Burada bir hususa dikkat çekmek gerekiyor. Gelecekte teknolojiyle, hastalıkların artmasıyla ve insanlığın doğal dengeyi kaybetmesiyle genetik oynamalara daha çok başvuracağını basitçe öngörebiliriz. Ama geleceği bilmek insanoğlu için imkansızdır anca tahmin edebilir. İşte bu yüzden genetikle oynamanın gelecekte bir insanın kaderinde ne gibi değişikliğe yol açacağını kimse bilemez. Stephan Hawking genetik bir hasta olmasaydı belki bugün dünya tarihinin en büyük fizikçisi olamayabilirdi.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Yorum Yap