Kapat

Haklıyken Haksız Durumuna Düşmek!

Anasayfa
Genel Haklıyken Haksız Durumuna Düşmek!
Okuma Süresi:3 dakika

Son aylarda ülkemizde ve Dünya’da sık sık gündemde olan Uber, bu ününü korumaya devam ediyor. Nasıl mı?

Son olarak İstanbul/Esenyurt’ta birkaç taksicinin bir Uber şoförünün önünü keserek terbiyesizce, cahilce ve mertlikten uzak şekilde sin-kaflı küfürler yağdıran videosunun internete düşmesiyle Uber iyice farkında olmadan prim yaptı. Oradaki taksiciler akıllarınca Uber’i boykot ettiğini ve engellediğini düşünse de, kendi çevremden ve toplumdan gözlemlediğim kadarıyla insanlar daha çok Ticari Taksilerden nefret etmeye başladı.

Bu durumda tabii kide olan yine plaka sahiplerine değil, ekmeğinin peşindeki masum şoförlere oluyor(sayıları az olsa bile).

Haklıyken haksız konuma düşmek başlığını daha da açacak olursak, ayrıca daha önceki yazılarımızda da bahsetmiştik.

Bugünkü mevcut ticari plakanın değeri 1.8 milyon TL’den 1.5 milyon TL’ye kadar düştü. Bir plaka sahibi olmak isteyenin devlete ödediği bedel bu. Bunun dışında ayrıca vergiler vs. bir sürü daha ödeme var. Taksi plakasının ödediği bu bedel karşısında Uber’in ödediği bir plaka karşılığı yok, sadece vergiler var. Zaten tüm kavgada buradan başlıyor.

Taksiciler ” biz bu plakayı almak için şu kadar para ödedik, Uber birşey ödemeden bizimle aynı işi yapıyor” diye tepki gösteriyor. Taksicilerin tek haklı olduğu noktada burası. Uberciler ise “devlet bize imkan veriyor, biz vergimizi ödüyoruz” diye söylemlerde bulunuyor. Bir bakıma Uberciler de haklı denilebilir.

İşte taksiciler bu haklı olduğu noktayı öyle bir kaba kuvvetle savunuyor ki, taksi plakaların tercih edilmemesi için Uber’e gerek bile kalmıyor. Hukuku ve adaleti ancak Devlet sağlar. Kimse kendi hakkını mahkemeler dışında kaba kuvvetle arayamaz, böyle olduğu takdirde toplumda çatışma ortamından geçilmez. Yani işin açıkçası, bu işe devletin bir düzenleme getirmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu tür kavgaları sosyal medyada ve haberlerde izlemeye devam edeceğiz gibi görünüyor.

Ayrıca olaylar her zaman sebep-sonuç ilişkisinde ortaya çıkar. Yani bugün insanlar taksi yerine uber’i tercih etmeyi gerekli görüyorsa bu noktada taksiler bir özeleştiri yapmalı;

Acaba şoförlerimiz yeteri kadar düzgün değil mi?

Araçlarımız temiz ve kaliteli değil mi?

Kadın müşteriler takside neden rahat edemiyor?

Fiyatlarımız çifte standart mı?

Yolcuları kısa mesafe diye almayıp, mağdur mu ediyoruz?

diye.

Eğer taksiler düzgün hizmet verseydi belki de Uber kendisine bu kadar geniş bir pazar bulamazdı. Bu noktada taksiciler odasının acilen taksilere çeki düzen vermesi gerekiyor. Bununla ilgili Atatürk Havalimanın’da bazı vıp hizmet veren taksiler ortaya çıktı ama iki katı pahalı.

Son olarak da her balon bir gün patlayacaktır. Yani taksi plakaların değerinin bu kadar yüksek olması, maddi getirisi açısından bakınca çok doğru değil. 1.5 milyon TL karşılığında 10 bin TL gibi rakamlar kazandırıyor. Hal böyle olunca plaka sahibine yüksek kira ödeyen şoförler yanlış yollara başvuruyor. Aslında taksiye plaka sahibi çıkmalı ama bu fiyatlarla hiçbir şoför plaka sahibi olamıyor. Sadece işadamları, tüccarlar ve sanatçılar plaka satın alabiliyor. Bu kişilerin taksiye çıkması da mümkün olmayınca ortaya böyle Uber gibi alternatifler çıkıyor.

İşte Uber, bu balonun patlamaya başladığının ilk göstergesidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir