Kapat

GİDERLERİ KISMALIYIZ DİYEN PATRONLARA MERHABA!

Anasayfa
Bilim & Teknoloji GİDERLERİ KISMALIYIZ DİYEN PATRONLARA MERHABA!

(COMBİNED HEAT AND POWER)

Enerji (elektrik,ısı,mekanik v.b) talebinin ilerleyen sanayi ve teknolojinin gelişmesi ile dünden bugüne kadar arttığını çok net bir şekilde söyleyebiliriz. Konutlardan tutun büyük çaplı seri üretim yapan fabrikalar, tüm kurum ve kuruluşlara kadar teknolojik gelişimler hayatımızı kolaylaştırırken ihtiyaçlarımızı da arttırmaktadır. Elektrik enerjisi bu ihtiyaçlarda zirvede dersek pekte yanlış olmaz.

Tüketim arttıkça insanlar bu arz-talep dengesini gerek ekonomik gerekse daha kullanışlı hala çevirmek için yeni yollar arayışına girmiştir. Bu arayışlardan birisi de birlikte üretim dediğimiz Bileşik Isı ve Güç Sistemi (Combined Heat and Power)’dir. Bu sistem aslında elektrik ve ısı ihtiyacınızı bir arada karşılabileceğiniz küçük çaplı bir elektrik üretim santrali olarak da ifade edebiliriz. Santrallerden farkı ise CHP sisteminde yerel elektrik üretiminin yapılmasıdır. Herhangi bir işletme bu bir hastane olabilir ya da bir alışveriş merkezi kendi elektrik ve ısı ihtiyacını karşılamak için CHP teknolojisine başvurabilir. Konutlar için ise mikrokojenerasyon uygulaması mevcuttur. Türkiye’de son zamanlarda kullanımı yaygınlaşan bu teknolojiyi biraz daha yakından inceleyim.Temelde Kojenerasyon ve Trijenerasyon olarak ikiye ayrılan bu sistemin bu iki alt başlıklarında da bir birilerine benzer özellikleri vardır. Kojenerasyon, elektrik ve ısınma ihtiyacını karşılarken trijenerasyon elektrik,ısınma ve soğutma ihtiyacını karşılamaktadır.

Peki bu sistem nasıl çalışmaktadır?

Elektrik santrallerinde elektrik üretimi, bir yakıt girdisinin yanması ile açığa çıkan yüksek basınç ve sıcaklıktaki buharın türbini döndürerek hareket enerjisi meydana getirmesi ile generatörün bu enerjiyi elektriğe çevirmesi prensibi ile gerçekleşir. Kojenerasyon sisteminde de bu süreç bu şekilde olmakla beraber yakıtın yanması ile türbinden gelen gaz kütlesini atmosfere vermek yerine ısınmada kullanmaktadır. Santrallerde bu gaz belirli bir sıcaklığa düşürülerek atmosfere verilmektedir.

Yakıt olarak doğalgaz kullanımı yaygındır. Bunun başlıca sebeplerinden biri doğalgazın yanması ile açığa çıkan enerjinin fazla olması ve kaliteli enerji elde edilmesi. Doğalgaz içerisindeki karbon oranına göre rafine edilerek saf CH4(metan gazı) formunda kullanılmaktadır. Bir diğer sebep ise ışıma ile daha az enerji kaybına neden olmasıdır.(Mavi renkli mat bir ışık yayılmaktadır)

Verimli bir geri dönüş için yatırım nasıl yapılmalıdır?

Bahsettiğimiz bu sistemin enerji üretimi esnasındaki harcamaları elektrik ve doğalgaz faturaları ile kıyaslandığında daha verimli sonuçlar elde edildiği görülmektedir. Söz konusu durum yatırım olduğu için ihtiyaçların doğru belirlenmesi gerekmektedir. Ekonomik olarak tasarrufun sağlanabilmesi için elektrik ve doğalgaz giderlerinin birbiriyle paralellik göstermesi gerekmektedir. Bu ihtiyaçlar arasındaki fark ne kadar çok ise yatırım maliyetlerinin amortisman süresi uzamaktadır. Geçen hafta bir hastane için gerçekleştirdiğim proje çalışmamda elektriksel ihtiyacın doğalgaz ihtiyacına göre 8 kat daha fazla olduğunu fark ettim yatırımın amortisman süresinin 4,5-5 yıl civarında olması da zaten bunu gösteren bir sonuçtu. Aslında bu sistemlerin her işletmeye de  uygulanamayacağını buradan belirtmiş olduk. Sağlıklı yatırım sonuçlarında amortisman süreleri 2-2,5 yıl civarındadır. Sistem kurulumu için harcanan para ekonomik kar ile birlikte bunun üstesinden kalkacak ve daha sonraki yıllarda tasarruf niteliği kazanacaktır.

 Doğru yatırımın yapılmasında ise bir diğer önemli faktör ise seçilecek ünitenin gücüdür. Yani makinenin gücü ilk etapta doğru belirlenmelidir. İhtiyacınızın daha fazlasını üretecek bir makine

seçimi gereğinden fazla üretime sebep olur bu da ekonomik bir kayıptır. Eğer ki ihtiyacınızı karşılamakta yetersiz olan bir makine seçimi yapılırsa bu sefer elektriğin büyük bir kısmını şebekeden almak zorunda kalırsınız ve bu da zaten kojenerasyon sisteminin varlığına aykırı bir durum taşımaktadır. Daha ucuza elektrik üretmek yerine daha pahalı fiyatta elektrik almış olacaksınız. Özetle, işletme için yapılacak olan yatırımın fizibilite çalışmalarında bu gibi noktalar sistemden ekonomik kazanç sağlama hususunda dikkat edilmesi gerekenlerin başında gelmektedir.

CHP teknolojisi ile şebekeden bağımsız tamamen kendi elektriğimi üretebilir miyim?

Fizibilite çalışmalarında işletme için en uygun tasarım yapıldıktan sonra ihtiyacın tamamını karşılayamayabilirsiniz. Çünkü yatırım göz önüne alındığında temel hedef yatırımın bir an önce geri dönüt vermesidir enerjinin tamamının karşılanması değildir. Isınma talebinin tamamının karşılanması daha olası bir durumken elektrik enerjisi için bu kesin değildir.

İşletmenin enerjiye ihtiyaç duymadığı zamanda tam yükte çalışan kojenerasyon sistemin elektrik üretimine devam edecektir. Bu gibi durumlarda üretilen fazla enerji şebekeye satılabilmektedir. Üretici kuruluş ile bu gibi anlaşmalar yapılabilmektedir. Örnek vermek gerekirse, elektrik ihtiyacı gün içerisinde çok olduğu durumlarda yani fazla yüklenmede talebi karşılamakta zorlanan üretici kuruluş sizden elektrik satın alabilir. Sizde bu şekilde ihtiyacınız olmayan elektriği satarak ekonomik bir kazanç sağlayabilirsiniz. Ya da üretici firma ile şebekenin aşırı yüklendiği durumlarda şebekeden ayrılarak kendi ürettiğiniz enerjiyi kullanabilirsiniz. Bu şekilde de şebekeden ayrılarak bir yük olma durumundan da kurtulmuş olursunuz. Şebekeden ayrılma durumu aslında önemli bir durum, yük dengesinde bozulmalara sebep olabilmektedir. Bu yüzden yukarıda belirttiğimiz gibi bir yol izlemek istiyorsanız bunu üretici firma ile görüşmek mecburiyetindesiniz.

Ömer YILMAZ

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir