Kapat

Enerji Yönetimi, Akıllı Şebekeler ve Avrupa Birliğinin 20-20-20 Hedefi

Anasayfa
Bilim & Teknoloji Enerji Yönetimi, Akıllı Şebekeler ve Avrupa Birliğinin 20-20-20 Hedefi

Avrupa Birliği’nin enerji politikası 2020 hedefleri doğrultusunda doğaya daha az zarar vermeyi ve doğal kaynakları verimli kullanılmasını amaçlamakta. Bu hedefleri belirtmek istersek ;

  • Karbon emisyonunu 20 % oranında azaltmak,
  • Enerji verimliliğini 20 % oranında arttırmak,
  • Yenilebilir enerji kaynaklarından 20 % oranında yararlanmak.

Buradaki üç hedefin 2010-2020 yılları arasında gerçekleştirilmesi

öngörülmüştür.

Gündelik yaşantımızı doğrudan etkileyecek olan bu hedeflerin belirlenmesinden sonra hali hazırda mevcut uygulamalardan bahsedebiliriz. Yenilebilir enerji sistemlerinin kullanımı için devletlerin teşvik vermesi ve bunun arkasından da merkezi santrallerin üretmesi gereken enerjinin düşmesi sonucu karbon salınımın azalması yaygın uygulamalardan sadece bir tanesidir.

Başka bir uygulamalardan birisi de konunun başlığında belirtildiği gibi akıllı şebekeler denilebilir. Aslında bu uygulama enerjinin yönetimini hedef alması ile birlikte yukarıdaki alınan kararları da destekler durumdadır.

 

AKILLI ŞEBEKELER

Elektrik şebekleri ile bilgisayar ve ağ teknolojilerinin entegre edilmesiyle elde edilen şebeke sistemlerine akıllı şebekeler denilmektedir. Akıllı şebekeler, enerji üretiminden tüketimine kadar iki yönlü bilgi transferi sağlayarak güvenli ve enerji verimliliği yüksek bir ağı sunmaktadır.

Günlük enerji ihtiyaçlarınızı hesaplayarak(geri beslemeler ile) ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi, fazlasını değil, size tedarik ederek enerjiyi verimli bir şekilde kullanmanızı da sağlamaktadır. Bu şekilde enerji üretimi optimize edilerek akıllı üretim gerçekleşmiş olur. Akıllı dağıtım ise sensör tabanlı veri analizi yaptığı için talebi tahmin edebilmektedir.

Otomatik izleme ve analiz etme özelliği ile herhangi bir sorunu tahmin edebiliyor ve bu sorunu referans alarak optimize işlemi gerçekleştirilebiliyor. Veri analizi işlemi, hava durumu ve enerjisiz kalma geçmişine bağlı olarak yapılıyor. Bu analiz ile sorun tahmin edilebiliyor.

Akıllı sayaç ise bu sistem içerisinde üretici ve tüketici arasında çift yönlü iletişimi sağlayabilen en önemli yapılardan birisidir. Bu sayede ödeme verilerinin toplanması, gerçek zamanlı güç kalitesinin ölçülmesi, elektrik kesilmesi ve tüketim bilgilerinin iletilmesi gibi işlemler uzaktan kontrol edilebiliyor. Arıza durumunda ilgili bölgeye teknik servis elemanları doğrudan sevk ediliyor. Akıllı sayaçlar aynı zamanda talep-arz dengesini sağlayan bir araçtır.

Sayaçlar SCADA sistemi ile kontrol edilebilmektedir. Açma ve kapama işlemleri, sayaç okuma gibi işlemleri uzaktan kontrol sistemi ile yapılabilmektedir. Akıllı şebekeler yazılım ve donanım olarak iki ayrı kola ayrılıyor. Donanım biriminde,  sayaçlar ve akıllı ev aletleri bulunmaktadır. Yazılım biriminde, internet tabanlı sistemler ve veri analiz sistemleri ile diğer haberleşme yazılımları bulunur. Yazılım sistemleri akıllı ev aletlerinizin kullanım oranlarını saptayarak sizin için

programlanabilir algoritmalar geliştirebilir ve bu doğrultu da sistematik bir düzen içerisinde stabil değerler hesaplanabilir.

Akıllı Şebekeler ile ne gibi gelişmeler meydana gelecek ?

  • Tüketici kendi enerjisini kontrol edebilecek.
  • Enerji depolanabilen sistemlerde enerji maliyetleri düşecek. Elektrik birim fiyatının pahalı olduğu zaman dilimlerinde (gündüz, 9:00-17:00) şebekeden enerji almadan kendi enerjinizi kullanabilir hatta şebekeye bunu bile satabilirsiniz.
  • Elektrikli araçların gece şarj edilmesi(şebekeden elektrik alarak), gündüz kullanılması(depolanan enerjiyi enerjinin birim fiyatı fazla iken kullanacak) ile enerji tasarrufu sağlanabilecektir.

  • Peak zaman diliminde kurulu güç elektrik ihtiyacını karşılayabilecek.(Aşırı yüklenmelerde)
  • Teknik arızalar daha hızlı ve kolay bir şekilde çözülebilecek. Aynı zamanda tüketicinin bu gibi durumlarda bilgilendirilmesi ve arızanın giderilme süresi gibi çeşitli bilgilendirmeler yapılabilecek.
  • Yenilebilir enerji sistemlerin kullanılması ve haliyle green energy kullanımı yaygınlaşacak.
  • Sera gazı etkisi yani karbon emisyon oranın da azalmalar görülebilirken bununla beraber elektrik üretimi için kullanılan fosil yakıtların tüketim ömrü uzayacak.
  • İletim hatlarındaki kayıplar azalacak. Çünkü gereğinden fazla güç transferi söz konusu olmayacak.

  • İletim hatlarındaki kayıpların azalması ile cos değeri optimize edilebilir.
  • Sayaçlardan okunacak değerler ile tüketim miktarlarınızın belli olması kayıp-kaçak bedeli ödeminizin önüne geçecektir. Özellikle ülkemizde bu konuda tüketicilerin çok ciddi şikayetleri olduğunu belirtebiliriz.
  • Akıllı Şebekelerin hayata geçmesi ile dağıtık üretim(rüzgar,güneş enerjisi ve fuel cell kullanarak enerji üretimi) yaygınlaşacak. Bu sayede şebekede meydana gelen bir arızadan tüketici etkilenmeyecektir.

 

Türkiye’de bu teknolojinin altyapı hazırlıkları başlamış ve bazı uygulamaları deneme aşamasında yapılmaktadır. Enerjinin rahat bir şekilde kontrol edilebilmesi ve tasarruf açısından hem tüketiciyi hem üreticiyi hem de çevreyi güvence altına alması çok önemli bir artıdır. Endüstri 4.0 ile insan gücüne duyulan ihtiyacın azalması ve yerini otomasyona bırakması akıllı şebekeler uygulamasında da gözlenebilmektedir.

Yazımızın giriş bölümünde de belirtildiği gibi Avrupa’da bu teknolojinin daha ileri boyutlarda uygulamalarını görebiliyoruz. Kurulacak bu yeni sistemin yatırımı için devletin ve ilgili kuruluşların cazip teklifler ile özel yatırımcıyı da bu alanda teşvik etmesi süreci ivmelendireceğini zannetmekteyiz.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir