Kapat

Çocuk İstismarı ve İhmali

Anasayfa
Sağlık & Yaşam Çocuk İstismarı ve İhmali

Bu yazımda yazılmış ya da yazılabilecek en acı ve korkunç konulardan bir tanesi olan ‘Çocuk İstismarı ve İhmali’ ile buradayım. Ben de bu konuyu, yazmaya karar vermeden önce, tıpkı sizler gibi medyada gördüğüm kadarıyla biliyordum. Fakat içeriği yazmaya karar verdikten sonra yaptığım araştırmalar sonucu karşıma öyle tablolar çıktı ki gerçekten beni dehşete düşürdü ve bu yazıyı yazmamın ne kadar gerekli olduğunu daha iyi anladım bu yüzden olabildiğince net bir şekilde durumun önemi hakkında sizleri de bilgilendirmeye çalışacağım.

 

 

ÇOCUK İSTİSMARI VE İHMALİ NEDİR?

Dünya Sağlık Örgütü’nce, ”Bir yetişkin, toplum veya ülkesi tarafından çocuğun sağlığını, fiziksel gelişimini olumsuz yönde etkileyen, bilerek veya bilmeyerek yapılan davranışlar” çocuk istismarı olarak kabul edilmektedir. Çocuk ihmali ise genelde ailenin, ilgili kurumların ya da devletin çocuğa karşı en temel sorumluluklarını yerine getirmemesi şeklinde tanımlanabilir.

İhmal ve istismarı birbirinden ayıran en temel nokta istismarın aktif, ihmalin ise pasif bir olgu olmasıdır.Çocuğa yönelik kötü muameleler genel olarak cinsel istismar, fiziksel istismar, duygusal istismar ve ihmal olarak bu dört başlık altında incelenmektedir.Yani çocuk istismarı vücuttaki morluklardan ve kırık kemiklerden çok daha fazlasıdır.Hukuken ve tıbben, ayrıca gelişimsel ve psiko-sosyal açıdan ciddi bir problemdir ve tüm bunların yanı sıra kesinlikle çok ciddi bir suçtur!

 

 

1- CİNSEL İSTİSMAR

Bir yetişkinin veya istismar edilen çocuktan yaşça büyük olan bir çocuğun kendi cinsel isteklerini tatmin etmek için çocuğu kullanması, çocuk üzerinde güç kullanarak, çocuğu korkutarak, tehdit ederek, kandırarak veya ikna ederek çocukla cinsel yakınlık kurmaya çaba göstermesi ve cinsel haz almasıdır. Çocuğa karşı fiziksel temas içersin ya da içermesin çocuk bedeninden fantezi yaratabilecek her türlü kirli faaliyet çocuğun cinsel olarak istismar edilmesidir.Bunlar; çocukla ilişkiye girmek, çocuğa pornografik içerikler göstermek, çocuğun özel bölgelerine dokunmak, çocuk teşhirciliği, çocukla ensest ilişki, oral temas, çocuğa cinsel içerikli şeyler söylemek,.. ve bunların hiç birinde ‘Çocuğun Rızası’ diye bir şey söz konusu olmaz!

 

 

2-FİZİKSEL İSTİSMAR

Çocuk bedenine bilinçli olarak verilen her türlü fiziksel zarardır. Bir bakıma çocuğun darp edilmesidir. Onun o küçük ve savunmasız bedenine insan dışı bir şekilde şiddet uygulamaktır. Fiziksel istismar çocuk istismarının en çok görünen biçimidir. Dövme, ısırma, tokat ve tekme atma, boğazlama, hırpalama,… gibi çocuğa fiziksel olarak zarar verebilecek olan bütün davranışlar çocuğun fiziksel istismarına örnektir. Fiziksel istismar çocuğa bakmakla yükümlü olan aile ve bakıcılarla birlikte tanımadığı kişilerden de gelebilir.

 

 

3-DUYGUSAL İSTİSMAR

Çocuğun duygusal olarak istismar edilmesidir. Bu bazen bir söz, bazen bir tavır ile yapılabilir. Bağırmak, aşağılamak, azarlamak, ilgisiz davranmak, utandırmak, çocuğu görmezden gelmek, kıyaslamak, alay etmek,… gibi davranışların hepsi çocuğa yönelik duygusal istismardır.

Duygusal istismar ise tek başına görülebildiği gibi fiziksel ve cinsel istismarla birlikte de görülmektedir. Ebeveynlerin ya da çevredeki diğer yetişkinlerin çocuğun yeteneklerinin üzerinde istek ve beklentiler içinde olmaları ve saldırganca davranmaları anlamına gelen duygusal istismarın izleri yaşam boyunca kendini gösterebilmektedir. Anne-babası tarafından sürekli eleştirilen, aşağılanan, sevgi ve ilgi ihtiyacı yeterince karşılanamayan çocuklar, pasif kişilik özelliklerine sahip, kendine güveni olmayan ve anti sosyal davranışlar gösteren kişiler olarak tanımlanmaktadır. Bunların yanı sıra duygusal istismar, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerini de olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu çocuklarda normal zihinsel kapasite olmasına rağmen, öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlar görülmektedir. Dolayısıyla duygusal istismar çocuğun hem kişiliği hem de başarısını olumsuz yönde etkilemektedir.

 

 

4-İHMAL

İhmal, çocuğa bakmakla yükümlü kişinin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, çocuğu fiziksel ya da duygusal olarak ihmal etmesidir. Çocuğun yeme, içme, barınma gibi fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamamak, çocuğa güvenli ve sağlıklı bir ortam sağlamamak, çocuğu gözetimsiz bırakmak, çocuğu mevsime göre giydirmemek, Çocuğun temizlik ihtiyaçlarını karşılamamak, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılamamak, çocuğun eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılamamak, çocuğa gereken alaka ve özeni göstermemek gibi davranışların hepsi ve daha fazlası çocuğun ihmal kaynaklı istismar edilmesine örnektir.

NCA’in (National Children’s Alliance) istatistiklerine göre 2015 yılında sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 1670 çocuk istismar ve ihmal sebebiyle hayatını kaybetmiş, neredeyse 700.000 çocuk istismar ve ihmale maruz kalmıştır.

Çocuk istismarı oranı ülkemizde %10 ila %53 arasındadır ve duygusal istismar %78; fiziksel istismar %24; cinsel istismar ise %9 oranında olduğu bulunmuştur.

Ülkemizde Adalet Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre her ay Adli Tıp Kurumu’na 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderilmektedir ve adliyelerdeki 4 tecavüz davasından biri çocuklarla ilgilidir. Cinsel saldırı suçlarının %47’si çocuğa yönelik suçları oluşturmakla birlikte 2014 ceza istatistiklerine göre ülkemizde çocukların cinsel bütünlüğüne yönelik 19.757 dava açılmıştır.

 

ÇOCUKLAR HANGİ HAKLARA SAHİPTİR?

Çocuk hakları en geniş kapsamıyla Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde (ÇHS) yer almaktadır. Sözleşme’ de yer alan çocuk hakları, yaşama hakları, gelişme hakları, korunma hakları ve katılma hakları olmak üzere dört ana grupta toplanabilir.

Yaşama hakları, çocuğun yaşama ve uygun yaşam standartlarına sahip olma, tıbbi bakım, beslenme, barınma gibi temel gereksinimlerinin karşılanmasını öngören hakları içerirler.

Gelişme hakları, çocuğun yeteneklerinin en üst düzeyde gerçekleştirebilmesi için gerekli olan eğitim hakkı, oyun ve dinlenme hakkı, bilgi edinme hakkı, din, vicdan ve düşünce özgürlüğü, bilgi alma hakkı gibi haklardan oluşurlar.

Korunma hakları, çocuğun her türlü ihmal, istismar ve sömürüye karşı korunmasını sağlayan haklardır. Bunlar yargı sisteminde, silahlı çatışmada, çalışma yaşamında; fiziksel, duygusal, cinsel istismar, madde bağımlılığı ve sığınmacı (mülteci) çocuklar için özel bakıma ilişkin konularda çocukların korunmasını sağlayan haklardır.

Katılma hakları, çocuğun ailede ve toplumda etkinlik kazanmasını sağlamaya yönelik haklardır. Bu haklar, görüşlerini açıklama ve kendisini ilgilendiren konularda karara katılma, düşünce, düşüncelerini ifade etme, vicdan ve din özgürlüğü, dernek kurma ve toplanma haklarıdır.

 

 

SONUÇ

Çocuk istismarı ülkemizde ve dünyamızda günden güne artmaktadır. Aslında gerek teknolojik gelişmeler gerekse modernleşen dünya düzeninden dolayı eğitim ve kültür seviyesinin artışına bağlı olarak çocuk istismarlarının azalışta olması beklenmektedir fakat sonuç tam bir felakettir, insanlığın ayıbı ve utancıdır. Çocuklar masumdur, güzeldir ve saftır. İstismarın hiçbir türünü hak etmezler. Bu yüzden de çocuklara uzatılan elin mantıklı ya da mantıksız hiçbir açıklaması yoktur. Çocuklarımızı korumak, onları her durumda sahiplenmek bizim en birinci sorumluluğumuzdur. Çocuk fiziksel-duygusal şiddete karşı koyamaz. Çocuk cinsel istismara rıza göstermiş olamaz. Çocuk ihmalle yetişemez. Bu yüzden, çocuğa fiziksel-duygusal şiddet uygulamak acizliktir! Çocuğun cinsel istismara rızası olduğunu öne sürmek sapıklıktır! Çocuğun yaşamsal haklarını ihmal etmek acımasızlıktır!

Çocuklar en doğru şekilde tüm imkanlar kullanılarak bilinçlendirilmeli; bilinçlendirmekle sorumluluk çocuğa atılmayıp çocuklarımız korunmalıdır!

 

Çocuk istismarı için başvuru merkezleri:

  • ALO 183 (Sosyal Destek Hattı)
  • ALO 155 (Polis)
  • En yakın çocuk polis şubesi
  • Jandarma çocuk ve kadın kısım amirliği-156
  • Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM)-0212 4041500

 

 

Elçin KOÇAK

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir