Kapat

Behzat Ç Dizisi Geri mi Dönüyor?

Anasayfa Dizi&Film Behzat Ç Dizisi Geri mi Dönüyor?

Dünyada televizyonun en uzun süre izlendiği ülkelerden biri olarak, aynı zamanda polisiye dizilere aşina bir toplumuz. Gelmiş, geçmiş tüm zamanların en kült ve efsane dizilerinden biri olan Kaçak (1963)’ın finali, yayınlanmasının üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen bugün hâlâ dizinin o yıllardaki müdavimlerinin hem daha dün gibi aklında hem de dilinde. 80’li ve 90’lı yılların tanığı bir kuşağın bir üyesi olarak, neredeyse bu ünlü Kaçak dizisinin maceralarını dinleyerek büyüdüm desem; pek de mübalağa etmiş ve yalan konuşmuş sayılmam.

Tevellütümün yetiştiği (yaşımın yettiği) ilk polisiye dizi; Mehmet Aslantuğ, Osman Yağmurdereli ve Erol Taş gibi Türk sinemasının yıldız isimlerinin başrolünü paylaştıkları İz Peşinde (1989) dizisi oldu.

Erdal Beşikçioğlu da, Dr. Richard Kimble gibi bir fenomen yaratmayı zaman içerisinde başardı kendince. Bir roman karakterinin zamanla bir ekran fenomenine dönüşebileceğini, herhâlde benim kadar birçok kimse de pek hesaba katmıyordu. Ama yakın zamanda hem Ayşe Kulin’in aynı adlı romanından (2002) televizyona uyarlanan Köprü (2006) dizisinin izlenme oranları hem de dizinin devamı niteliğindeki ve eski Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu’nun valilik dönemlerinden şüpheli ölümüne dek uzanan hayatının konu edildiği Vali (2009) filminin gişe performansı; aslında sanatçının daha sonraları yapacağı filmler, diziler ve canlandıracağı karakterlere dair izleyicilere birtakım ipuçları da veriyordu. Neredeyse izlediğim her rolünde yerleşik düzene muhalif, dikbaşlı ve asi karakterlerin değişmez oyuncusu oldu, Beşikçioğlu.

Bu arada sanatçının tek kişilik oyunu ve bir Nikolay Vasilyeviç Gogol (1842) uyarlaması olan Bir Delinin Hatıra Defteri, Maslak Uniq Hall (Tatbikat) Sahnesi’nde kapalı gişe oynamaya devam ediyor. Bir Delinin Hatıra Defteri’ni, Erdal Beşikçioğlu’nun kendine özgü yorumuyla hâlâ izleyemeyenler varsa, bu oyunu izleme şansına erişmiş biri olarak zaman dahi kaybetmeden biletinizi alıp, bir an önce oyunu görmenizi tavsiye ediyoruz. Eminim bütçenizi zorlayıp, gittiğinize değecek. Zira artık klâsik haline gelen bu oyuna bilet bulup, gidebilmek tamamen şans meselesi.

Neredeyse izlediğim tüm polisiye diziler, İstanbul Emniyeti temalı. Emrah Serbes bunca İstanbul polisiye hikâyesini fazla bulmuş olacak ki, kendisi de bir tane Ankara polisiyesi yaratmış. Hem de yarattığı bu polisiyenin, zaman içinde bir ekran fenomenine dönüşeceğini bilmeden. Diziyi takip etmeye başladığım zamanlarda ilk düşüncem; her ne kadar unvanı BAŞKENT de olsa, Anadolu’nun ortasında ufak bir şehirdeki suç ve asayiş oranının bir İstanbul kadar olamayacağı yönündeydi.

Takipçilerinin ilk bölümü için daha şimdiden sabırsızlandığı dizinin yeni yayın adresi; Doğan TV’nin internet kanalı Blu TV. Dizinin sıradışı bir polisiye dizi olması, tabi internet üzerinden yayınlanacak olmasındaki en büyük etken. Yani artık kanıksadığımız (46, Behzat Ç., Köprü) tipik Erdal Beşikçioğlu dizilerinden. Bir tek şu an başrolünde oynadığı Adı Efsane dizisindeki Tarık Aksoy karakteriyle oyuncu bu ezberi bir nebze bozmuş durumda.

Beşikçioğlu birkaç bölüm sonra Adı Efsane dizisinden ayrılacağını açıklayarak, bir bakıma yeni başlayacak projesinin sinyalini de vermiş oldu. Bu yeni projenin adı da şu anki görünürde; Behzat Ç. Tabi bu durumda akıllara hemen Behzat Amir’in iki has adamı Akbaba (Berkan Şal) ile Harun (Fatih Artman) karakterlerinin akıbetleri geliyor. (Şal, Payitaht Abdülhamid dizisinde Hiram, Artman ise Vatanım Sensin’de Yüzbaşı Yakup rolünde oynuyor. Onlar da dizilerinin akışına göre projelerine veda edip, Behzat Ç.’de yeniden bir araya gelebilirler. Ama bu sadece benim öngörüm. Zaten ortada çözüm bekleyen bunca ülke sorunu dururken, daha şimdiden yeni başlayacak bir dizinin öngörüsünde bulunmak, kritiğini yapmak da anlamsız.)

Behzat Ç., yayınlandığı ilk dönemde ekranların en sansasyonel ve tartışmalı yapımlarından bir tanesiydi. Her şeyden önce müdavimlerinin belleğinde gerçeğinden çok daha farklı bir polis algısı oluşturdu. Ve bundan ötürü eleştirildi de. Neredeyse gün sonunda ve korku filmleri kuşağı denebilecek bir saat diliminde (00:00) 45 dakikalık bölümler halinde yayınlandı. Ama şimdi ekranlarda toplumu geren, ahlâk yapısını bozan, seviyesini düşüren nice programlar, diziler yayınlanıyor gün içerisinde. Zira bu da başka bir konu.

İnternet dizileri bir hayli moda oldu bu aralar. Çok sıkı da takipçileri var. Bunca iddialı diziyi bir arada izlemeye yakında kotalar da yetmeyecek belli ki.

 

KAYNAK: http://www.milliyet.com.tr/behzat-c-geri-mi-donuyor–magazin-2295911/

Yorumla!