Kapat

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Anasayfa
Psikoloji & Kişisel Gelişim Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Anksiyete bozukluğunu en kısa tanımıyla açıklamak gerekirse karşılaşılan duruma karşı oluşan şiddetli korku ve panik hissidir. Hepimizin stresli durumlarda karşı karşıya kaldığımız zaman korku ve panik hissine kapılmamız doğal bir durumdur ancak anksiyete bozukluğu olan kişilerde bu panik ve korku hissi o kadar  yüksek ki kişide yoğun bir telaş ile birlikte kötü durumun hiç geçmeyecekmiş gibi düşüncelerin oluşmasına neden olmaktadır.

Düşünce yapısında olumsuz düşüncelere çok odaklanmanın olması bilişsel çarpıtmalarında meydana gelmesine neden oluyor. Bununla birlikte kişinin bilişsel süreci hep olumsuz olarak adlandırdığı duruma saplanmasından dolayı diğer işlerinde odaklanma problemlerine de neden olmaktadır. Sonuç olarak, kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyen bir hastalıktır.

Anksiyete bozukluğunun temel nedenleri tam olarak belirtilememiş olsa da genetik alt yapı ile travmatik geçmişin anksiyete bozukluğunun meydana gelmesinde önemli bir role sahip olduğu kanaatinde çalışmalar mevcut.

Bununla birlikte anksiyete bozuklukları altında belirli bozukluklar vardır. Bunlar arasında en temel olan rahatsızlıklar; yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu ve özgül fobiler olarak sıralanabilir.

Anksiyete bozukluklarında en belirgin durum korkulan, endişe duyulan konunun aslında aşırı derecede endişe duyulması gereken bir konu olmayışıdır. Anksiyete bozuklukların alt başlıklarında olan rahatsızlıklarda (yaygın anksiyete bozukluğu dışında) belirgin durumlarda kişinin aşırı korku hissine kapılması durumu söz konudur.

Yaygın anksiyete rahatsızlığında duruma bağlı olmayan çok sıradan olaylardan da aşırı kaygı duymaktır. Nedeni belirsiz bir kaygı ve kötü şeyler olacağına dair bir beklentileri vardır. Bu rahatsızlığı olan kişiler yaşamın birçok alanında endişe duyarlar.

Sosyal anksiyete bozukluğu ise adından da anlaşılacağı üzere sosyal ortamlarda duyulan yoğun kaygı hissidir. Bu rahatsızlıkta kişi kalabalık ortamda performans göstermeden yoğun kaygı duyar. Kötü bir performans göstermekten ya da kendini küçük duruma düşürmekten aşırı  kaygı duyduğu için sosyal ortamlarda bulunmak istemezler.

Özgül fobilerde belirli bir nesne veya durum karşısında duyulan aşırı bir korku ve bu korkunun ilerlemesiyle oluşan kaçınma davranışlarıdır. Fobilerin alt başlıkları olarak; hayvan tipi, durumsal tip, doğal çevre tipi ve kan, enjeksiyon, yara tipi olarak sıralanabilir.

Panik bozukluğu ise genellikle tetikleyici bir olay veya durum ile başlayan ani ve çok şiddetli olan kaygı nöbetleridir. Bu nöbetlerin tekrar olacağı düşüncesi panik bozukluğu olan insanların en temel korkularıdır. Bundan dolayı kişi tetikleyici korkusundan kaçınma davranışlarında bulunur.

Anksiyete bozuklukların tedavisinde genel anlamda kişinin düşünce yapısına odaklanılır ve çarpıtılmış düşünceleri üzerine yoğunlaşılır. Kişinin düşünce yapısında kaygı uyandıran durumla ilgili fikirlerine odaklanılır ve bu olumsuz düşünceleri olumluya çevirmeye çalışılır. Bununla birlikte ilerlenen seanslarda kişiye kaçtığı, kaygı duyduğu olayların üzerine gidilmesi için davranışçı müdahalelerde bulunur (örneğin; sosyal anksiyete bozukluğu olan birinin toplum önünde aşamalı olarak konuşturulması).

Sonuç olarak, anksiyete bozukluğu’nun insan hayatını olumsuz etkileyebildiği kadar tedavisi de mümkün olan bir hastalık olduğunu unutmamak gerekir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir